Kitap Alıntıları UygulamasıGoogle Play'de ücretsiz · Android İndir
📖Kitap Alıntıları

Alıntı Arşivi

alintiarsivi

24581 alıntı 0 kitap 0 takipçi 0 takip

Alıntıları

"Zaman kapandı. Mananın tek kelimede tamam olduğu, diller âliminin diğer kelimeleri çözmekten artık vazgeçtiği o andım ben. Anlamın bittiği değil, taştığı andaydım. Bu, arayışın, bilginin, çevirinin, çözmenin, hatta dilin kendisinin sonuydu. Bu, bulmanın doğal sonucuydu. Okuyacağımı okumuştum, daha fazlasını okumasam da olurdum. Ne ilk dilde ne son dilde ne de dilsizlikte başka bir kelimeye artık ihtiyacım yoktu. Vazifem bitmiş, anlamsızlık değil fazlalık hâline gelmiştim, tek kelime anlam kazandığı için değil, aşırı anlamla dolduğu için. Daha fazla kelime bu kelimeyi bozardı."

Sayfa 412 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"O acı sabaha uyanacağımı bilsem de rüyanı görmeye yüz bin kere razıydım. Böyle sevilmek için böyle ölmek gerekmezdi. Ölmesen de seni yine böyle severdim."

Sayfa 404 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"...İnsanı sadece insanlara karşı değil, canlısıyla cansızıyla, kurdu kuşu, bulutu ağacı, taşı toprağıyla evrenin bütünü karşısında her hâlde, her durumda, her şartta insan kalmaya hazırlamayan bilginin nafile olduğunu öğrenmiştim. Bilginin ahlâkıydı bu, ama eğer aktarılmazsa o ahlâk da tamamlanmaz, yarım kalırdı."

Sayfa 398 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"...Yaşlı bir muallim, aklı bir karış havadaki çocuk öğrencisinden yakınan genç bir eğitmene öğüt veriyordu: "Çok sert davranma ki senden uzaklaşmasın. Çok yumuşak olma ki tembelleşmesin. Orta yolu tut. Bir uyarı yapacaksan geçmişlerden örnekler ver ama üstüne alınmasını sağla. İyiliği de geçmiş örneklerle göster."

Sayfa 387 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Bir insan hem bilge hem de mutlu olabilir mi?"

Sayfa 384 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Koskoca Roma'yı bile çökerten tarih bizim gözümüzün yaşına mı bakacaktı?"

Sayfa 375 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Diyeceğim o ki, kıymetli yeteneğinizi kadir bilmezlerin elinde israf etmeyin. Irmak bile akacağı yatağı bulamazsa ya kurur ya da yanlış denize dökülür."

Sayfa 368 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"İnsan kusurluydu, günahkârdı, yeryüzünde ne oluyorsa onun yüzünden oluyordu."

Sayfa 362 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Endülüs,’ diye mırıldandım bir kez daha. Yunancada ‘İberia’, Latincede ‘Hispania’, Zigguratların dilinde zaten adı yoktu. Tam 174 yıl önce Abbasi İhtilâli koptuğunda, katliamdan sağ kurtulan tek Emevi Prensi Abdurrahman, arkasındaki Abbasi kılıçlarına bakmış, kendini göz kırpmadan Fırat’ın azgın sularına bırakmış ve karşıya geçmeyi başarmıştı. O, Endülüs’e gelmek, emirliğini kurmak için 5 yıl beklemişti. O mübarek Emir, sadece savaşlar kazanmakla, iç isyanları bastırmakla yetinmemiş, Endülüs’ü camiiler, saraylar, hamamlar, gösterişli konaklar, şaşaalı villalar, masal bahçeleri, su kemerleri, havuzlar ve anıtlarla donatmış, ilim meclisleriyle kuşatmış, şiir ve felsefeyle taçlandırmıştı. Endülüs’ü Endülüs, Kurtuba’yı Kurtuba yapmıştı. Ömrü uzun, şanı daim olsundu."

Sayfa 357 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Bizim de gözlerimizden yaşlar dökülüyordu. Ama sırtımızdaki dünya yükünün püskürttüğümüz üzüm çekirdekleri henüz kumda kurumadan ölü bir el tarafından bir anda çekildiğinin de farkındaydık."

Sayfa 346 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Kimini henüz sindiremediğimiz kimini iliğimizde kemiğimizde hissettiğimiz son günlerin kazazedeleriydik biz."

Sayfa 343 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Kader yol olduysa geri dönüşün adı edilmez, yolcuya sadece gitmek kalır."

Sayfa 341 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Hatırlıyordum. Her düğüm attığında farklı bir sesle akmış, başka bir dilde konuşmuştu Dicle. Köprüde dil gibi, Beytü’l Hikme’de mürekkep gibi, Teşhir Direği’nin dibinde kan gibi, çocukların tekerlemesinde hâl gibi, isyan gecesinde yangın gibi. Zaman gibi, düşman gibi, tövbe, kehanet, kefaret, itiraz ve ikna gibi akan da oydu. Oysa şimdi, Fırat’la birleşmeden hemen önce artık hiçbir şeye benzemiyor, Dicle sadece kendisi gibi akıyordu, Tanrı’nın yarattığı ilk günkü gibi. Bütün bunları yaşayan ben miyim? Sahi, ben bu ırmağın hangi gibi’sindeyim, diye düşünmüyordum artık. Bir ırmak kendi mahiyetine dönmüşse veda zamanı gelmiş demektir. Farkında değildim, oysa ben kendimi uğurluyordum, su gibiydim."

Sayfa 340 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Bir yangın ağacıydım. Kül olmuştum ama üzerime dökülen su kökümü beslemişti.."

Sayfa 338 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"İnsan böyle taze bir acıyla ne yapar? Büyük yokluklara nasıl alışır? Bütün bedenimi saran bir tül gibi, şehrimde akan nehir gibi alıştığım, soluduğum hava yok mu artık? Sanki bu böyle olmazmış gibi, bunun böyle olmaması için bir şey olması lazımmış gibi. Ama olmuştu, biliyordum. Sadece bilgim vardı, Samira artık yoktu. Ama hissimde henüz bunun yeri yoktu. Acının en eşikli anı, biliyor ama inanamıyordum. Hâlâ kumun üzerinde onun ayak seslerini duyuyordum, kıpırdayan bir gölgeyi o sanıyordum."

Sayfa 334 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Düşündüklerine dikkat et Yuhanna, çünkü varlık önce kelime hâlinde belirir."

Sayfa 330 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Hafıza, zannedilenin aksine geçmişten çok gelecekle ilgiliydi."

Sayfa 324 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Artık kendisinden başka bir şey olmayan nehirden fazlasını talep etmedim ve “Demek ki!” Diye geçirdim içimden, kırgınlığı merhametin ışığıyla aniden aydınlanan nadim biri gibi. Demek ki sadece dün gece, bu gece, şu gece, o gece değil, gelmiş ve geçmiş her gün ve her gece, bin bir gece, Bağdat Dicle’yi değil, Dicle Bağdat’ı seyretmişti. Demek ki Dicle, yaratıldığı günden, kaynağından fışkırdığı andan bu yana suyuna düşen hiçbir görüntüyü unutmamış, aynasına yansıyan her ses, her hareket, her bakışı derinliğinde biriktirmiş, orada kaydetmişti. O aktıkça Bağdat’ta hiçbir olmuş kaybolmayacaktı, zamanın sonsuz döngüsünde hep var olacaktı demek ki."

Sayfa 323 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"İnsanoğlu eğer inayete ermişse, açlığını saz kökleri ve su teresi ile bastırabilir, susuzluğunu Dicle’nin suyuyla giderebilir, gecenin kalan kısmını kuru balçık üzerinde uzanarak geçirebilir ve hiç şikâyet etmeyebilirmiş. Ama etrafını ancak güneş doğarken tanıyabilir, nereye gideceğini artık bilebilirmiş."

Sayfa 319 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Gecenin içinde güneye doğru akıyordu Dicle. Bağdat’tan uzaklaştıkça yangın kokusu hafiflemiş, göklerin kızıl rengi perde perde siyaha dönmüştü yeniden. Sanki o büyük felâket bu yüce göklerin altında, bu büyük nehrin kıyısında hiç yaşanmamış gibi, hayat dünyanın geri kalanından kopmuş, öylece devam ediyordu."

Sayfa 316 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Şükranla dolu vedalar gürültülü yapılmaz, bazı ağırlıklar sessizce uğurlanır."

Sayfa 312 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Bazen ten akıldan daha doğru karar verir."

Sayfa 311 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Yüce bir emel uğruna canı dişe takmış değillerdi. Düzen yıkıldığında, adalet hatta intikam peşine düşmüş bile değillerdi. Ne istediklerini kendileri de bilmiyordu, ama ortalık karışınca, fırsatını bulunca içlerinde bir şey uyanmıştı. Öfke, bağırmak, huzur bozmak, kan akıtmak, yakmak, yağmalamak. Tek kelime: Yıkmak. Yalnızca yıkarken hissediyorlardı çünkü kendilerini, sadece o anda var oluyorlardı ve geçici de olsa bu güç hissi, ömürlerince asla elde edemedikleri bir tatmindi."

Sayfa 304 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Bir işi eksik yaparsan, bunu düzeltmeye geldiğin an davranışın değer kazanır."

Sayfa 294 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Başka bir canlının acı çekmesinden zevk alanları Allah Kahhâr ismiyle kahretsin."

Sayfa 292 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Harcadığım zamana az sonra ne kadar acıyacağımı bile bile, uzandığım yerden tavanları seyrettim. Kim geçmişteki kendine içerlememiş ki?"

Sayfa 285 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"...Kükürdün alev alması gibi taşırmıyordu ruhunun alazını, kömüre dönüşen ateşin için için yanması gibi sabırlı bir acıydı onunki. Benimse ona verebileceğim saygıdan başka bir şey yoktu."

Sayfa 281 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"İnte ömrî, ellî ibtadâ bi-nûrak sabâhu; Sen ömrümsün, sabahı ışığıyla başlatan,"

Sayfa 274 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Bu ses bana öyle geldi ki bütün dünyayı birleştirebilirdi. O dünyada, pişmiş tuğlalar gibi havada uçuşan kelimelerin her biri yerli yerine dönebilir, sözlüğe bakmaksızın herkes birbirini anlayabilirdi. Suyun dili, müziğin dili, hâl dili, fark yok aralarında, hepsi birdi. Hepsi sesi, harfi olmayan o ilk dildendi. Bu seste İlyada'nın eksiği tamamlanabilir, ilk dil levhası çözülebilirdi."

Sayfa 273 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

"Arap dili, kurtardığı ve koruduğu bunca bilgiyi sonraki yüzyıllarda herhâlde başka dillere de aktaracak, belki anayurtlarına dönmelerini sağlayacaktır."

Sayfa 268 · 2026 baskısı

Dicle'nin Sandalı kapağı

Dicle'nin Sandalı

Nazan Bekiroğlu

★ ★ ★ ★ ★

Aramıza katılmak ister misiniz?

Kaydolarak kitap önerilerini kaydedebilir, alıntıları beğenebilir ve topluluğumuzla etkileşime geçebilirsiniz.

Ücretsiz Kayıt Ol