"Yüce bir emel uğruna canı dişe takmış değillerdi. Düzen yıkıldığında, adalet hatta intikam peşine düşmüş bile değillerdi. Ne istediklerini kendileri de bilmiyordu, ama ortalık karışınca, fırsatını bulunca içlerinde bir şey uyanmıştı. Öfke, bağırmak, huzur bozmak, kan akıtmak, yakmak, yağmalamak. Tek kelime: Yıkmak. Yalnızca yıkarken hissediyorlardı çünkü kendilerini, sadece o anda var oluyorlardı ve geçici de olsa bu güç hissi, ömürlerince asla elde edemedikleri bir tatmindi."
Sayfa 304
★
★
★
★
★
2