@alintiarsivi · 3 hf önce
"..birbirine en yakın hale gelen insanların, sonradan bu kadar yabancılaşmasına, hatta can yakmaya çalışmasına hep hayret etmişimdir."
Sayfa 78 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
⭐ —
0 değerlendirme
🏆 0
kişi okudu
🕐 8
ort. okuma günü
👁 9
gösterim
“Ustaca işlenmiş sürükleyici bir hikâye. Okurlara bir armağan.” Rafia Zakaria “Derin kesen ince bir hançer bu kitap.” Keija Parssinen Edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’den güçlü bir aşk ve inanç hikâyesi. Ünlü edebiyatçı bu kez kalemini sınırboylarında gezdiriyor. Ortadoğ…
“Ustaca işlenmiş sürükleyici bir hikâye. Okurlara bir armağan.” Rafia Zakaria “Derin kesen ince bir hançer bu kitap.” Keija Parssinen Edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’den güçlü bir aşk ve inanç hikâyesi. Ünlü edebiyatçı bu kez kalemini sınırboylarında gezdiriyor. Ortadoğu’daki savaşın ve IŞİD zulmünün en çok etkilediği insanların, Ezidi kadınların ve çocukların yaşadıklarını cesurca aktarıyor. İstanbul’da gazetecilik yapan İbrahim, bir sabah, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümünü haber masasında buluyor. İşte bu ölüm, İbrahim’i neredeyse tüm bağlarını kopardığı köklerine, Mardin’e doğru bir yolculuğa çıkarıyor ve Meleknaz’la tanışmasını sağlıyor. İbrahim, ölmüş arkadaşının sevdasını devralır gibi Meleknaz’a âşık oluyor ve giderek Hüseyinleşiyor. Huzursuzluk, bir yandan Ortadoğu’nun en insafsız hallerini, savaşı, yokluğu, mülteci kamplarını ve kadın düşmanlığını gözler önüne seriyor; diğer yandan Mezopotamya topraklarının geçmişine ve bugününe empatik, sorgulayıcı bir bakış sunuyor. İnsan doğası üzerine destansı bir anlatı sunan Livaneli, asırlardır bu coğrafyada yaşayan halklara, tarihlere, inançlara ve hikâyelere ses veriyor. Türkiye’de yayımlandığı günden itibaren büyük yankı uyandıran, çevirileriyle dünya çapında okurlarla buluşan Huzursuzluk, son olarak İngilizceye çevrilerek yayınlandığı ABD’de büyük övgüler aldı.
@alintiarsivi · 3 hf önce
"..birbirine en yakın hale gelen insanların, sonradan bu kadar yabancılaşmasına, hatta can yakmaya çalışmasına hep hayret etmişimdir."
Sayfa 78 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Çünkü o özel uçağına binerek pırıltılı hayatına uçarken,mülteciler çadırdaki sobadan zehirlenen çocuklarını çamurlu toprağa gömmeye devam ediyorlardı."
Sayfa 73 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir Bildiğin o hırs,haris,ihtiras,muhteris sözleri buradan türemiştir.Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürüir de yürür;o kadar dayanıklıdır yani,Ama bunları çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.Keskin diken devenin ağzında yaralar açar,o yaralardan kan akmaya başlar.Tuzlu kan tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar,kanadıkça yer,bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim,hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir.Bütün Ortadoğu'nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdiğünü anlamaz. Kendi kanın tadından sarhoş olur."
Sayfa 13 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Yüzlerinde, ellerinde mor dövmeler vardı, çoğu kadının alt dudağı mosmordu. Peygamberin kızı Fatima'yı bir kölenin ısırdığna bu kutsal insanın alt dudağının yaraladığına inanıyorlardı bu yüzden hepsi alt dudaklarını dövmeyle morartmıştı"
Sayfa 30 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Ama gönül bu, ferman dinlemez ya…"
Sayfa 36 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Hz. Ali’ye, filanca kişi senin için kötü sözler söylüyor demişler. Hayret etmiş, oysa ben ona hiçbir iyilikte bulunmadım ki demiş."
Sayfa 150 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Daha önceden o bıçaklara domuz kanı sürmüşler öldürmeden önce de Hüseyin'e söyledikleri bunlarmış domuz kanıyla ölüyorsun cennete gidemeyeceksin artık diye alay etmişler....."
Sayfa 127 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Biz, bu ülkenin okuryazarları, boşluğa düşen bir trapezci gibiydik. Doğu askısını bırakmış, Batı askısını da yakalayamadan aşağı düşmüştük"
Sayfa 65 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"... " Azrail'den kaçmak için Bağdat'tan Semerkand'a giden ama Azrail'in zaten senin canını burada alacaktım, iyi ki geldin, beni Bağdat'a kadar gelme zahmetinden kurtardın, dediği zavallı vezirin hikayesi aklıma geldi...""
Sayfa 120 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Ben unuttum bile.. Sen hayal etmeye devam et, avcunu yalarsın artık ."
Sayfa 78 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Senin kalbin meleklere kapalı ."
Sayfa 70 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Bu şehirde yalnızım ben.."
Sayfa 27 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Asil insanların en neşeli zamanlarında bile bir hüzün vardır, daha düşük ruhlar ise en sefil zamanında bile neşelidir."
Sayfa 27 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
“Hele namus meselesi olunca kimsenin aklına silahtan başka bir şey gelmiyor.”
Sayfa 45 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"İnsan her acıya bir sorumlu bularak rahatlama yolunu seçmez mi zaten"
Sayfa 125 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Bu dünyadan vazgeçmiş gibiymiş.."
Sayfa 17 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Bu dünya bir penceredir. Her gelen baktı geçti."
Sayfa 109 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Bu dünyada hiçbir şey insanları söz kadar etkileyemez."
Sayfa 85 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Tam tersi sanılır ama zaten hayatta normal olan huzursuzluk durumudur, huzur ise çok ender yakalanan geçici anlardır ne de olsa."
Sayfa 99 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
@alintiarsivi · 3 hf önce
"İbn Haldun ne kadar haklıymış diye düşündüm, coğrafya kaderdir derken ne kadar haklıymış. Amerika'da doğanlar mutlu ve zengin bir hayat sürerken bizim kaderimize harese düşmüş, diken yedikçe kanayan, kanadıkça yemeye devam eden, kendi kanında boğulan develer gibiyiz."
Sayfa 121 · Doğan Kitap
Huzursuzluk
Zülfü Livaneli
Kaydolarak kitap önerilerini kaydedebilir, alıntıları beğenebilir ve topluluğumuzla etkileşime geçebilirsiniz.
Yükleniyor...