Franz Kafka (3 Temmuz 1883, Prag – 3 Haziran 1924, Klosterneuburg), Almanca konuşan Bohemyalı, roman ve hikâye yazarıdır. 20. yüzyıl edebiyatının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gerçekçilik unsurlarını ve fantastik unsurları birleştiren eserleri tipik olarak tuhaf veya sürrealist önyargılarla ve anlaşılmaz sosyal-bürokratik güçlerle karşı karşıya kalan izole kahramanlara sahiptir ve yabancılaşma, varoluşsal kaygı, suçluluk ve saçmalık temalarını keşfetme olarak yorumlanmıştır. "Dönüşüm" (Die Verwandlung), Dava (Der Prozess) ve Şato (Das Schloss) en bilinen eserleridir. "Kafkaesk" terimi, Kafka'nın yazdıklarındaki gibi durumları tanımlamak için üretilmiştir.
Kafka, Bohemya Krallığı'nın başkenti ve daha sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçası olmuş, günümüzde Çekya'nın başkenti olan Prag'da, Almanca konuşan Yahudi orta sınıf bir ailede dünyaya geldi. Avukat olmak amacıyla hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bir sigorta şirketinde çalışmaya başladı. İşinden dolayı bulduğu boş zamanlar onu yazı yazmaya sevk etti. Yaşamı boyunca, gergin ve mesafeli bir ilişki yaşadığı babası dâhil olmak üzere, ailesine ve yakın arkadaşlarına yüzlerce mektup yazdı. Birçok kez nişanlanmasına rağmen hiç evlenmedi ve 1924'te 40 yaşındayken veremden öldü.
Kafka'nın eserlerinden çok azı yazar hayattayken yayımlandı: hikâye kitapları Gözlem (Betrachtung) ve Bir Köy Hekimi (Ein Landarzt) ile "Dönüşüm" gibi tekil hikâyeleri edebî dergilerde yer aldı fakat pek ilgi görmedi. Kafka; Dava, Şato ve Amerika (Der Verschollene) gibi tamamlanmamış eserlerini yok etmesi için arkadaşı Max Brod'a verdi fakat Brod arkadaşının talimatını görmezden gelerek yazarın ölümünden sonra bunları yayımladı. Eserleri, 20. yüzyıl boyunca birçok yazarı, eleştirmeni, sanatçıyı ve filozofu etkilemeye devam etti.
Franz Kafka'nın Yaşamı
Ailesi
Kafka, o zamanlar Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun bir parçası olan Prag'daki Eski Kent Meydanı yakınlarında dünyaya geldi. Ailesi, orta sınıf bir Aşkenaz Yahudisiydi. Babası Hermann Kafka (1854–1931), Güney Bohemya'da Strakonice yakınlarındaki büyük bir Yahudi nüfusa sahip bir Çek köyü olan Osek'te bir shochet yani dini geleneklere göre kesim yapan bir kasap olan Jakob Kafka'nın dördüncü çocuğuydu. Hermann, Kafka ailesini Prag'a getirdi. Seyahat eden bir satış temsilcisi olarak çalıştıktan sonra en fazla on beş kişiyi istihdam ettiği fantezi eşya ve giyim perakendeciliği yaptığı bir iş yeri açtı ve iş yeri logosu olarak da küçük bir karga (Çekçede kavka; halk arasında kafka olarak yazılıp telaffuz edilmiştir) resmi kullandı. Kafka'nın annesi Julie (1856-1934), Poděbrady'deki zengin perakende taciri Jakob Löwy'nin kızıydı ve kocasından daha iyi eğitim almıştı.
Kafka'nın ebeveynleri muhtemelen Yidiş'ten etkilenen ve bazen aşağılayıcı bir şekilde Mauscheldeutsch olarak adlandırılan bir Almanca konuşuyordu ancak Almanca dili sosyal hareketliliğin aracı sayıldığından çocuklarını Yüksek Almanca konuşmaya teşvik ettiler. Hermann ve Julie'nin toplam altı çocuğu vardı ve Franz en büyük çocuklarıydı. Franz yedi yaşına basmadan bebekken ölen Georg ve Heinrich adlarında iki erkek kardeşi vardı. Ayrıca İkinci Dünya Savaşı'nda Holokost sırasında ölen Gabriele ("Ellie") (1889-1944), Valerie ("Valli") (1890-1942) ve Ottilie ("Ottla") (1892-1943) adlarında üç kız kardeşe sahipti. Valli, 1942'de işgal altındaki Polonya'da bulunan Łódź gettosuna götürüldü ve bu, Valli'ye dair elde bulunan son belgedir. Franz'ın en sevdiği kız kardeşi Ottilie'ydi.
Hermann, biyografi yazarı Stanley Corngold tarafından "iri, bencil, zorba bir iş insanı" ve Franz Kafka tarafından "güçte, sağlıkta, iştahta, sesin volümünde, belagatta, kişisel tatminde, dünyevi egemenlikte, dayanıklılıkta, soğukkanlılıkta [ve] insan doğasının bilgisinde gerçek bir Kafka" olarak tanımlanmıştır. Julie Kafka, her gün 12 saat çalışarak aile şirketlerini yönetmeye yardımcı olduğundan iş günlerinde her iki ebeveyn de evde değildi; bu da Kafka'nın çocukluğunun biraz yalnızlık içinde geçmesi ve kardeşiyle birlikte bir dizi mürebbiye ve hizmetçi tarafından yetiştirilmesiyle sonuçlandı. Kafka'nın babasıyla olan sıkıntılı ilişkisi, babasının otoriter ve talepkâr karakterinden derinden etkilendiği konusunda yakındığı ve yüzden fazla sayfadan oluşan Brief an den Vater (Babaya Mektup) eserinde görülmektedir. Annesi ise babasının aksine sessiz ve utangaç biriydi. Kafka'nın babasının baskın karakteri, Kafka'nın yazıları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.
Kafka ailesinin sıkışık evinde onlarla yaşayan bir hizmetkârı vardı. Franz'ın odası sık sık soğuktu. Ellie ve Valli evlenmiş ve evden ayrılmış olmalarına rağmen Kasım 1913'te aile daha büyük bir daireye taşındı. Ağustos 1914'ün başında, I. Dünya Savaşı başladıktan hemen sonra Kafka'nın kız kardeşleri kocalarının orduda nerede olduklarından bihaberdi ve Ellie ile Valli çocuklarıyla birlikte baba evine geri döndü. Franz, 31 yaşındayken Valli'nin eski dairesine taşındı ve böylece ilk defa yalnız yaşamaya başladı.
Eğitimi
1889'dan 1893'e kadar Kafka, şimdi Masná Caddesi olarak bilinen Masný trh/Fleischmarkt'taki (et pazarı) Deutsche Knabenschule adlı Alman erkek çocuklara eğitim veren bir ilkokula gitti. Yahudi eğitimi 13 yaşındayken Bar Mitzvah kutlamasıyla sona erdi. Kafka sinagogda olmayı hiç sevmedi ve babasıyla sadece bir yılda dört önemli bayram için sinagoga gitti.
1893'te ilkokulu bitirdikten sonra Kafka, Eski Kent Meydanı'ndaki Kinský Sarayı'nda yer alan klasik merkezli devlet lisesi olan Altstädter Deutsches Gymnasium'a gitti. Okulun öğretim dili Almancaydı fakat Kafka ayrıca Çekçe konuşma ve yazma eğitimi aldı. Lisede sekiz sene yazma öğrenimi gördükten sonra iyi notlarla okulu bitirdi. Çekçesinden ötürü övgüler alsa da kendisinin akıcı bir şekilde Çekçe konuştuğunu kabul etmemiştir. Matura sınavlarını 1901'de tamamladı.
1901'de Prag'ın Deutsche Karl-Ferdinands Üniversitesi'ne kabul edilen Kafka, kimya dersleri almaya başladı ancak iki hafta sonra hukuk bölümüne geçti. Bu alan onu heyecanlandırmasa da babasını memnun eden bir dizi kariyer olanağı sunmuştur. Buna ek olarak hukuk, Kafka'ya Alman çalışmaları ve sanat tarihi dersleri almaya zaman tanıyarak daha uzun süreli bir çalışma eğitimi almayı zorunlu kılmıştır. Ayrıca edebi olayları, okumaları ve diğer faaliyetleri organize eden bir öğrenci kulübü olan Lese- und Redehalle der Deutschen Studenten'e (Alman öğrencilerinin Okuma ve Konferans Salonu) katıldı. Kafka'nın arkadaşları arasında felsefe eğitimi alan gazeteci Felix Weltsch, ortodoks bir Hasidik Varşova ailesinden gelen aktör Yitzchak Lowy ve yazar Oskar Baum ile Franz Werfel vardı.
İlk öğrenim yılının sonunda Kafka, hayat boyu yakın bir arkadaşı olacak hukuk fakültesi öğrencisi Max Brod ile tanıştı. Brod, kısa bir süre içinde Kafka'nın utangaç ve nadiren konuşan fakat konuşunca genellikle derin şeyler söyleyen biri olduğunu fark etti. Kafka hayatı boyunca hevesli bir okuyucuydu; Brod'un girişimiyle ikili Platon'un Protagoras çalışmasını özgün Grekçe olarak ve kendi önerisiyle Gustave Flaubert'in Duygusal Eğitim (L'éducation sentimentale) ile La Tentation de St. Antoine çalışmalarını Fransızca olarak okudu. Kafka; Fyodor Dostoyevski, Flaubert, Nikolay Vasilyeviç Gogol, Franz Grillparzer, ve Heinrich von Kleist'i "gerçek kan kardeşleri" olarak görmüştür. Bunların yanı sıra Çek edebiyatına ilgi duydu ve Goethe'nin çalışmalarını çok beğendi. Kafka, 18 Temmuz 1906'da hukuk doktoru unvanını aldı ve hukuk ve ceza mahkemelerinde kanun işleri görevlisi olarak zorunlu bir yıllık ödenmemiş hizmetini yaptı.
Mesleği
1 Kasım 1907'de Kafka, yaklaşık bir yıl çalışacağı sigorta şirketi olan Assicurazioni Generali'de işe başladı. Bu dönemdeki yazışmalarında sabah 08.00'den akşam 18.00'e kadar olan çalışma saatlerinden dolayı mutsuz olduğunu ve yazmaya konsantrasyonunu son derece zorlaştırdığını belirtmiştir. 15 Temmuz 1908'de işinden istifa etti. İki hafta sonra Bohemya Krallığı İş Kazası Sigortacılığı Enstitüsü'ne katıldı ve burada işinin yazmaya daha müsait olduğunu fark etti. Buradaki işi, endüstri işçilerinin kişisel yaralanmalarına yönelik tazminat soruşturmaları ve değerlendirmelerini içermekteydi; o sırada zayıf iş güvenliği politikaları nedeniyle kayıp parmaklar ya da kollar gibi kazalar olağandı. Bu durum özellikle makine tezgahları, matkaplar, planya makineleri ve nadiren emniyet muhafazaları ile donatılmış testereler bulunan fabrikalarda yaşanmaktaydı.
Yönetim profesörü Peter Drucker, Kafka'nın İşçi Kaza Sigortası Enstitüsünde çalışırken ilk sivil baretin geliştirilmesine katkıda bulunduğuna inanmaktadır ancak bu, yazarın işvereninden gelen herhangi bir belge tarafından desteklenmemektedir. Babası oğlunun yaptığı sigorta memurluğu işini yalnızca faturaları ödemek için yapılan bir iş olan ve kelimenin tam anlamıyla "ekmek işi" anlamına gelen Brotberuf olarak görmüştür. Kafka hızla yükseldi ve görevleri arasında tazminat taleplerini işleme ve inceleme, rapor yazma ve firmalarının çok yüksek bir risk kategorisine yerleştirildiğini düşünen iş adamlarının sigorta primlerinde daha fazla maliyet yaratan itirazları işleme koyma vardı. Orada çalıştığı birkaç yıl boyunca sigorta enstitüsüne ilişkin yıllık raporu derleyip hazırlardı. Raporlar amirleri tarafından da alındı. Kafka'nın işi genellikle saat 14.00'te biter böylece kalan zamanını kendini adadığı edebi çalışmaları için harcardı. Babası, Kafka'nın aile dükkânlarında kendisine yardım etmesini ve dükkânı devralmasını istiyordu. Daha sonraki yıllarında, Kafka'nın hastalığı, yazarın sigorta bürosunda çalışmasına ve yazı yazmasına çoğu kez engel oldu. Yıllar sonra Brod; Kafka, Felix Weltsch ve onu içeren yazarlar grubunu tanımlamak için Der enge Prager Kreis ("Yakın Prag Çemberi") terimini yarattı.
1911 sonlarında Elli'nin kocası Karl Hermann ve Kafka, Prager Asbestwerke Hermann & Co. adlı Prag'daki ilk asbest fabrikasında ortak oldular. Kafka, bu işe girişirken babasından aldığı çeyiz parasını kullandı. Boş zamanlarının çoğunu işine ayıran Kafka, ilk zamanlar işine karşı olumlu bir tavır sergilerken sonraki dönemlerde işinin yazma zamanını harcadığından işine karşı kızgınlık duydu. Bu dönemde Yiddiş tiyatro gösterilerini ilginç ve eğlenceli buldu. Bir Yiddiş tiyatro topluluğunun Ekim 1911'de gerçekleştirdiği performansı seyrettikten sonraki altı ay boyunca Kafka "Yiddiş dili ve edebiyatına kendini kaptırdı." Bu ilgi yazarın Yahudiliğe olan ilginin büyümesinde başlangıç noktası olarak kabul edilmektedir. Bu dönemlerde Kafka, vejetaryen oldu. 1915 yıllarında I. Dünya Savaşı'nda Kafka askerlik hizmetini yerine getirmek için askere çağrıldı fakat işi, zorunlu hükûmet hizmeti olarak değerlendirildiği için sigorta enstitüsündeki işverenleri, erteleme talebinde bulundu. Daha sonra orduya katılmaya teşebbüs etti fakat 1917'de teşhis edilen tüberkülozla ilişkili tıbbi problemlerinden ötürü askere alınmadı. 1918'de İş Kazası Sigortacılığı Enstitüsü, o sırada tedavisi olmayan hastalığından ötürü Kafka'yı emekliye ayırdı ve hayatının geri kalan kısmının çoğunu sanatoryumlara geçirdi.
Özel yaşamı
Kafka, hiç evlenmedi. Brod'a göre, Kafka cinsel arzuyla "işkenceye" maruz bırakıldı ve Kafka'nın biyografisinin yazarı Reiner Stach, Kafka'nın hayatının "ardı arkası kesilmeyen çapkınlıklarla" ve yazarın "cinsel başarısızlık" korkusuyla dolu olduğunu belirtmiştir. Yetişkinlik döneminin büyük bölümünü genelevlerde geçiren Kafka ayrıca pornografiyle ilgilendi. Buna ek olarak yaşamı boyunca çeşitli kadınlarla yakın ilişkiler kurdu. 13 Ağustos 1912'de Kafka, Berlin'de bir diktafon şirketinin temsilcisi olarak çalışan Brod'un akrabası Felice Bauer ile tanıştı. Brod'un evindeki toplantıdan bir hafta sonra Kafka günlüğüne şunları yazdı:
"Bayan FB. 13 Ağustos'ta Brod'lara geldiğimde masada oturuyordu. Onun kim olduğunu merak etmemiştim ama onu hemen kanıksadım. Açıkça boş bakan boş ve kemikli bir sima. Çıplak boğaz. Üzerinde bir bluz. Giysisinin içinde oldukça evcimen görünüyordu oysa sonunda yabana atılır biri değildi. (Kendisini biraz yakından izleyerek kendimi ondan soğuttum...) Neredeyse kırık burun. Sarışın, biraz düz, çekici olmayan saçlar, güçlü çene. Sandalyemi alırken ilk defa onu yakından inceledim, oturduğum zaman sağlam bir fikrim vardı."
Bundan kısa bir süre sonra Kafka "Das Urteil" ("Yargı") adlı hikâyeyi yalnızca bir gece yazdı ve verimli bir dönemde Der Verschollene (Amerika) ve "Die Verwandlung" ("Dönüşüm") üzerine çalıştı. Kafka ve Felice Bauer, sonraki beş yıl boyunca çoğunlukla mektuplaştılar, bazen buluştular ve iki defa nişanlandılar. Kafka'nın kaybolmayan mektupları Briefe an Felice (Sevgili Felice'ye Mektuplar) adıyla yayımlandı fakat Felice Bauer'ın mektupları günümüze ulaşmamıştır. Biyografi yazarı Stach ve James Hawes'a göre 1920'de Kafka, yoksul ve eğitimsiz bir otel hizmetçisi Julie Wohryzek ile üç kez nişanlandı. Çift daire kiralayıp düğün tarihi belirlemesine rağmen evlilik hiç gerçekleşmedi. Bu süre zarfında Kafka, Julie'ye siyonist inançlarından dolayı itiraz eden babası için Babaya Mektup'un bir taslağına başladı. Amaçladığı evlilik tarihinden önce Kafka başka bir kadınla birlikte ilişki yaşamaya başladı. Hayatında kadınlara ve sekse ihtiyaç duymasına rağmen Kafka'nın kendine güveni azdı ve özellikle vücudundan ötürü utanıyordu ayrıca seksi iğrenç buluyordu.
Stach ve Brod, Kafka'nın Felice Bauer'i tanıdığı sırada Bauer'in arkadaşlarından biri olan Margarethe "Grete" Bloch adında Berlinli Yahudi bir kadınla ilişkisi olduğunu belirtmiştir. Brod ise Bloch'un Kafka'dan bir oğlu olduğunu ve Kafka'nın bundan hiçbir zaman haberi olmadığını söyler. Adı bilinmeyen erkek çocuk, 1914 veya 1915'te doğmuş ve 1921'de Münih'te ölmüştür. Bununla birlikte, Kafka'nın biyografi yazarı Peter André Alt, Bloch'un çocuğu olduğu sırada çiftin henüz samimi olmadıklarını bundan ötürü çocuğun babasının Kafka olmadığını iddia etmiştir. Stach, Bloch'un bir oğlu olduğunu fakat babasının Kafka olduğuna dair sağlam bir kanıtın olmadığını ve üstelik konu hakkında çelişkili kanıtların mevcut olduğunu ifade etmiştir.
Ağustos 1917'de Kafka'ya tüberküloz tanısı kondu ve kayınbiraderi Karl Hermann'ın Bohemya köyü Zürau'daki (Çekçede Siřem) çiftliğinde çalışan kız kardeşi Ottla'nın yanına giderek birkaç ay burada kaldı. Çiftlikte kendini rahat hisseden Kafka, muhtemelen sorumluluğu olmadığı için burada geçirdiği zamanı belki de hayatının en iyi dönemi olarak tanımladı. Günlükler ve Oktavhefte (octavo) yazdı. Bu kitaplardaki notlardan Zettel'in 109 tane numaralandırılmış metin parçası ortaya çıkardı ve her biri Kafka tarafından tek tek numaralandırılmıştır. Bu metinler daha sonra Die Zürauer Aphorismen oder Betrachtungen über Sünde, Hoffnung, Leid und den wahren Weg (Aforizmalar) adıyla yayımlandı.
Kaynak: Vikipedi · Metin CC BY-SA 4.0 lisanslıdır.