Kısa bir tatil için Avusturya Alplerine giden bir baron, zamanını zararsız bir flörtle renklendirmenin yollarını aramaktadır. Kendine fazlasıyla güvenen ve gönül maceralarına her zaman açık olan bu müzmin kadın avcısı, kısa sürede kendisine bir av bulmakta hiç zorlanmayacaktır. T…
Kısa bir tatil için Avusturya Alplerine giden bir baron, zamanını zararsız bir flörtle renklendirmenin yollarını aramaktadır. Kendine fazlasıyla güvenen ve gönül maceralarına her zaman açık olan bu müzmin kadın avcısı, kısa sürede kendisine bir av bulmakta hiç zorlanmayacaktır. Tanışıp yakınlaşmak istediği kadının on iki yaşındaki oğluyla ahbaplık kurarak işe koyulur. Yakıcı Sır annesini elde etmek isteyen bu narsist çapkın tarafından kullanılan bir çocuğun hikâyesidir aslında. Ne var ki, yetişkin dünyası bazen masum çocuklara büyüklere göründüğünden çok daha berrak görünmektedir…
“Beni unutmuşlar,” diye düşündü oğlan derin bir öfke ve gizli bir zafer duygusuyla, “ama ben sizi unutmadım. Uyuduğumu sanıyorsunuz, belki de varlığımı unuttunuz, fakat hatanızı anlayacaksınız.”
"Gerçeği ifade etmesi gereken sözlerin yalnızca havada patlayıp ardında iz bırakmadan yok olan köpükler gibi olduğunu anlayınca hayat da anlamını yitirmişti sanki."
"Gerçeklerin gizlendiğini sandığı sözlerin renkli bir balon köpüğünden başka bir şey olmadığını, patlayıp sönüverdiklerini gördüğünden bu yana, şu dünya işlerini anlamaz olmuştu."
"Çocuk olmak korkunç bir şey, her şeyi öylesine merak etmek ve kimseye soramamak, sanki aptal veya yararsız bir şeymişsin gibi şu büyüklerin karşısında, hep gülünç duymak."
"Sevginin gücü hiçbir zaman tam olarak anlaşılmaz, eğer ki, sevginin başlangıcındaki heyecana göre değil de, sadece nedenlere göre değerlendirilirse..."
"Tutkulu bir kuşku kadar başka hiçbir şey zekayı sivrileştiremez ve karanlıkta uzanan bir iz kadar başka hiçbir şey de, olgunlaşmış bir aklı geliştirmeye olanak sağlayamaz."
"Yalnızca başlangıçtaki vesileye bakmakla yetinirseniz bir sevginin gücünü yanlış değerlendirirsiniz, aslında daha öncesindeki gerilime, ruhun bütün büyük sarsıntılarına zemin hazırlayan, yalnızlığın ve düş kırıklıklarının yarattığı o bomboş karanlığa bakmak gerekir. Yaşanmamış duygular burada birikerek aşırı ağırlaşır ve değeceğine inanılan ilk kişiyle karşılaşıldığında alabildiğine boşalır."
"Bir yetişkin olduğu yanılsamasına kapılarak çocukça bir çabayla bastırmış olduğu, son günlerde yaşadığı öfke, kırgınlık, merak, sabırsızlık, çaresizlik ve ihanete uğramışlık duygusu göğsünü çatlatacak gibi zorlayarak gözyaşlarına dönüşüyordu."
Yükleniyor...