Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde Hayri İrdal, Halit Ayarcı, Dr. Ramiz ve ötekilerin yaşantı ve eylemleriyle modern bir Türkiye alegorisi inşa ediyor. Zamanlar ve yaşantılar arasından geçiş krizlerinin insan ve toplumdaki karşılıklarını bürokrasi ironisi üzeri…
Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde Hayri İrdal, Halit Ayarcı, Dr. Ramiz ve ötekilerin yaşantı ve eylemleriyle modern bir Türkiye alegorisi inşa ediyor. Zamanlar ve yaşantılar arasından geçiş krizlerinin insan ve toplumdaki karşılıklarını bürokrasi ironisi üzerinden, derinlikli bir entelektüel arka planla inşa ederken, hüznün müstesna bir mizah şöleniyle nasıl aşılabileceğinin de imkânlarını sunuyor. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, dünün olduğu gibi, bugünün ve geleceğin romanıdır.
"“Saatler de insanlar gibidir; bir kısmı ileri, bir kısmı geri gider.”
Saatleri ayarlamak kolaymış; asıl mesele insanın kendini zamana ayarlayabilmesiymiş."
"O zamana kadar hademe denen mahlûkun kendi hayatının şartlarına göre ayrı bir cennet tasavvuru olabileceğini hiç düşünmemiştim. Fakat saadet telâkkîmiz niçin hayat şartlarımıza göre olmasın?"
"... Çocuklarla hangimiz dilimizi, sesimizi değiştirmeyiz?.. Sade çocukla değil kedi veya köpekle oynarken bile ya kendimizi onun seviyesine indirir, yahut onu kendi seviyemize çıkartırız."
"İçimde o zamana kadar duymadığım bir eziklik vardı.
Bu korku değildi, acı değildi.
Ancak kendisine ihanet eden insanların duyacağı bir azaptı.
Bir ucu iğrenmede biten garip bir duygu."
Yükleniyor...