"Eğer işe iki tarafın orduları açısından bakarsanız savaş mantıklı geliyor ama bir de o ıssız adada yaşamakta olan keçilerin açısından bakın. Gümbürdeyen hücumbotlarla, denize salınan mazotlarla binlerce yıllık sükuneti bozan adamlar geliyor. Ellerindeki mavi bezi oraya dikip gidiyorlar. Sonra yine gümbürtülü motorlarla başka adamlar geliyor; onlar da mavi bezi söküp yerine kırmızı bez dikip gidiyorlar. Bütün bunlar bir oyun değil de ne? İnsanlar memeli hayvan türüne giriyor ama kendilerini başka bir şey yapmaya çalışıyorlar. Oysa hiçbir hayvan biyolojik kurallarının dışında yaşayamaz. Eşek eşek gibi yaşamalı, kaplan kaplan gibi, yılan yılan gibi, insan da insan gibi. Ama insanoğlu kendisinde başka güçler vehmediyor. Değişmeye, başka bir şey olmaya, doğasını zorlamaya çalışıyor, işte mutsuzluğun ve savaşlann kaynağı bu. Kısacası azizim, insan insan olarak yaşamalı, eşek eşek olarak.""
Sayfa 350