Kitap Alıntıları UygulamasıGoogle Play'de ücretsiz · Android İndir
📖Kitap Alıntıları

"Çocuklarınız büyüyüp de birer delikanlı ve genç kız olduklarında, onlarla gelecekteki yaşamları ve işleri hakkında konuşmaya başlayacaksınız. Onları nasıl ve hangi işe sokabileceğinizi düşüneceksiniz. Mühendisliklere, memurluklara, ticarete sokmak isteyecek, doktor ve avukat yapmaya uğraşacaksınız. Karlı bir işi, karlı bir mesleği olsun isteyeceksiniz. Kızlarınıza zengin koca bulmaya çalışacaksınız. Hırs, hırs, hep hırs. Çocuklarınız daha iyi şartlarda yaşasın istiyorsunuz. Onlara yumuşak, sıcak bir yer bulmak istiyorsunuz. Böylelikle çocuklarınıza vermekle yükümlü olduğunuz sevgi meselesini hallettiğinizi sanıyorsunuz. Bu konuda Lev Tolstoy'un çok güzel bir sözü vardır, der ki: "Şu dünyanın düzeninin bozuk olmasının başlıca sebeplerinden biri, herkesin iyi bir düzeni olsun istemesi, ama kimsenin iyi bir düzen kurmaya yanaşmamasıdır." Herkes sadece yaşamdan bir şeyler almaya bakıyor, ona bir şeyler katmaya çalışan bir Allah'ın kulu yok. Egoist, soyguncu, sömürücü ve asalak olarak atılıyorlar hayata. Yaşamın anlamını bu asalaklıkta görüyorlar. Ve yaşamın bu "bilgeliği", ailelerinin yanında yaşadıkları tüm o yıllar boyunca çocuklara aşılanıyor. Aşılayan kim? Anne babalar! Çocuklar ve gençler bencilce büyüyor, bir tek kendilerini seviyorlar; sığ ve fakir ruhlu insanlar bunlar. Tembeller. Şehvet düşkünüler. Sapıklar. Ahlaksızlar. Sonuç olarak ne bir kimseye, ne de herhangi bir şeye sevgi ya da saygı besliyorlar: ne vatanlarına, ne insanlara, ne emeğe, ne yüce fikirlere, ne anne babalarına, ne de kendilerine. - Ne ekerseniz onu biçersiniz. - Ne doğrarsanız aşınıza, o çıkar kaşığınıza. Çocuğunuzun aklını ve ruhunu, ısırgan otu, devedikeni gibi yabani otlar bürümüş ıssız bir çöl misali bırakırsınız."

Sayfa 138

★ ★ ★ ★ ★
2

0 yorum

Yorum yapmak için giriş yap.

Aramıza katılmak ister misiniz?

Kaydolarak kitap önerilerini kaydedebilir, alıntıları beğenebilir ve topluluğumuzla etkileşime geçebilirsiniz.

Ücretsiz Kayıt Ol