@alintiarsivi · 21.08.2026
"Tabii birçok ailenin çocuğu için bu kadar maddi imkânı yok. O zaman ne yapmalı? Bilmeliyiz ki tek kurtuluşumuz okumakla ve okuduğumuzu anlamakla olacaktır. Bakın benim ilk yurtdışı tecrübem lise ikideyken oldu. O zamana kadar beni yurtdışına götürmediler. Çok erken bir yaş olmadığının altını çizerim. Ben dünyamı kitaplar sayesinde genişlettim. Bir de anneannem ve dedem beni yazları Bursa’ya götürürdü. Oradaki tabiatta serbest bırakırlardı. Anneannem beni bazen Karapınar’a götürür, bazen de Uludağ’a çıkarırdı. İşte bende oralarda tabiata karşı büyük bir sevgi uyandı. O sevgiyi okuduklarımla birleştirince “İşte hayat dediğin böyle olmalı, tabiatla geçmeli. Oturup fabrika yönetmek gibi işler benim için değil,” dedim. Babam bana hiçbir zaman “onu yap, bunu yap” demedi. Bu bence çok akıllıca bir politikaydı. İyi ki benim olmak istediğim insan olmama izin vermişler. Aileler, maddi imkânı yoksa çocuğunu gezdiremiyor ve dünyayı gösteremiyor olabilir. Ama mesela Anadolu’da yaşıyorsan çocuğuna tabiatı gösterebilir ve tanıtabilirsin. Örneğin, benim öğrencim Ali Polat, okuması yazması olmayan bir çobanın oğludur. Şimdi ise Kanada’da el üstünde tutulan bir profesör ve üç madalyası var. Ali okula geldiğinde biz hayret etmiştik, bu çocuk niye bu kadar meraklı ve nasıl bu kadar şeyi biliyor diye. “Hocam, ben çobanlık yapıyordum ve doğadaki taşlar çok hoşuma gitti. Onun için jeolog olmaya karar verdim,” diye açıklamıştı kendini. Ayrıca o kadar zeki ve kendini bilen bir bireydi ki Ali, önce Fırat Üniversitesi’ne gitmiş ama oranın hocalarını beğenmeyince tekrar üniversite imtihanına girip İTÜ’ye gelmişti. Düşünebiliyor musun, belki de insan çobanın oğlu deyip geçer. Oysa şimdi Profesör ve Canadian Journal of Science‘ın editörüdür. Çok oldu mu böyle öğrencileriniz? Tabii, Sinan Akçiz"
Sayfa 92 · Masa Yayınları · 2023
Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor
A. M. Celal Şengör
Yükleniyor...