"Gece vakti, kar ve rüzgârda, tenha yollarda, göğsünü bağrını açarak saatlerce dolaşmak Raif Efendi’den beklenir şey değildi. “Bir şeye mi canınız sıkıldı?” dedim. Telaşla cevap verdi: “Yok canım… Ara sıra olur… Gece vakti yalnız başıma dolaşmak isterim. Kim bilir, evin gürültüsü mü canımı sıkıyor nedir!..” Sonra, fazla söylemiş olmaktan korkar gibi acele acele; “İnsan ihtiyarladıkça böyle oluyor galiba!” dedi. “Çoluk çocuğun ne kabahati var!”"
Sayfa 35
★
★
★
★
★
27