@alintiarsivi · 04.09.2026
"Bu dargınlık böyle uzayıp gitse, birbirimizi aramasak ne olur?"
Sayfa 60 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
⭐ —
0 değerlendirme
🏆 0
kişi okudu
🕐 7
ort. okuma günü
👁 14
gösterim
Darülelhan’ın (Konservatuvarın) alaturka kısmında ud eğitimi alan Neriman, mensup olmakla iftihar ettiği Doğu kültürünü çok seven babası Faiz Bey’le on beş yaşından beri Fatih semtinde oturmaktadır. Yine bu semtte tanıştığı, babasına çok benzeyen ve Darülelhan’da kemençe eğitimi…
Darülelhan’ın (Konservatuvarın) alaturka kısmında ud eğitimi alan Neriman, mensup olmakla iftihar ettiği Doğu kültürünü çok seven babası Faiz Bey’le on beş yaşından beri Fatih semtinde oturmaktadır. Yine bu semtte tanıştığı, babasına çok benzeyen ve Darülelhan’da kemençe eğitimi alan Şinasi ile yedi yıldır nişanlıdır. Bütün mahalle, tahammül sınırlarını zorlayan bu nişanlılık ilişkisinin evlilikle bitmesini beklemektedir. Ancak Neriman’ın Darülelhan’da tanıştığı Macit, onun içinde yer etmiş Batılı bir hayat yaşama isteğini uyandırır. Neriman, Beyoğlu’nda, Harbiye’de yaşanan ışıltılı hayat tarzına imrenerek yaşadığı muhitten, evlerinden, babasından, Şinasi’den ve hatta doğuyu temsil ettiğini düşündüğü kedisinden bile nefret etmeye başlar. Tramvay yoluyla birbirine bağlanan ama birbiriyle bağdaşması mümkün olmayan iki semt, Fatih ve Harbiye, aynı coğrafyada yaşanan bir kültür ve zihin geriliminin cepheleridir. Türk edebiyatının en üretken kalemi Peyami Safa, televizyon dizilerine de konu olan Fatih-Harbiye romanında toplumumuzun yaşadığı asrîleşme (çağdaşlaşma) sancılarına eşyalar, şahıslar, kurumlar ve mekânlar üzerinden ayna tutmaktadır.
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Bu dargınlık böyle uzayıp gitse, birbirimizi aramasak ne olur?"
Sayfa 60 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Esnaf bile zevk sahibi. İnsan bir bahçede geziniyormuş gibi oluyor. En âdi eşyayı öyle biçime getiriyorlar ki mücevher gibi görünüyor."
Sayfa 28 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Kokteyl. Bu kelimeyi ilk defa dün gece işitti. Kokteyl. Çok yabancı kelimelerin zihne takılan lâfzî garabetleriyle, Neriman bunu da kendi kendine tekrar ediyordu: Kokteyl,"
Sayfa 21 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Evin her günkü hayatına başlamak cesaretini kendinde bulamıyordu."
Sayfa 20 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"En âdi eşyayı öyle biçime getiriyorlar ki mücevher gibi görünüyor."
Sayfa 28 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Bir İngiliz kızına Sadi'yi sorsan bilir, sen Şarklı olduğun hâlde bilmezsin. Kabahat sende mi, Sadi'de mi?"
Sayfa 50 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
".. mahiyetini tayin edemediği birçok hâdiselerle dolu gördüğü istikbaline sabit gözlerle bakamıyordu."
Sayfa 60 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Hayatının bütün felaketleri, bazen bir torbayı bile yerinden kaldıramayacak kadar iradesiz olmasından geliyordu."
Sayfa 35 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"İzzet-i nefsinin bir tazyikiyle , muzaffını aşktan başka şeylere, ityada ve dostluğa atfetmek istiyordu"
Sayfa 61 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Bu taze ihtiras, gayesine doğru ,dişi bir canavar çevikliği ile atlarken ezeceği ihtiyar kalbe tamamıyla kayıtsızdı."
Sayfa 54 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Bu, esasında, Şark ve Garp meselesidir. Avrupa'da hâlâ şiddetle münakaşa ediliyor. Fakat ben her tasnifin tehlikelerini bilirim. İkiye, üçe, beşe ayırmak daima korkunçtur. Unsurları tetkik ederken terkibin mahiyeti gözden kaçar. Kültürleri ve medeniyetleri tasnif ederken, “Şark” ve “Garp” enmüzecveri ararken beşerî mahiyetleri ihmal edebiliriz. Şark ve Garp âlemleri, güneşin doğduğu ve battığı cihetler kadar birbirinden ayrı değildirler. “Prototipik¹” vasıflar ararken basitler üzerinde konuşmuş oluyoruz. Şark ve Garp insanlığın külçesini terkip ederler, bu itibarla, medeniyet dediğimiz şey yeni terkiplere doğru mütemadiyen istihale eder. Buna terakki, tekâmül, değişme, ne derseniz deyiniz. Ben tabirlerden de korkarım. Hiçbir tabirin sabit bir medlûlü yoktur. Garp medeniyetinin içinde Şark unsurları ve Şark medeniyetinin içinde Garp unsurları yok mudur? Fakat her şey bir derece meselesidir. Bugünkü Garp medeniyeti, gittikçe, terkibine daha fazla miktarda karışan çeliği hazmedemiyor ve kusmak istiyor. Onu makineleşmekten ve büyük sanayiin barbarlaştırıcı, hayvanlaştırıcı tesirlerinden kurtarmak için, terkibinde Şark unsurlarının çoğaltılması lâzımdır. Zannederim ki Garp mistiklerinin istedikleri budur ve bu, zaruridir. Mihanikî beşeriyet, Şarktan biraz muhayyele ve metafizik tasavvurlar dileniyor. Çünkü, her gün biraz daha makineleşen zavallı Amerikalının her gün biraz daha kuruyan muhayyelesi, yarın saati icat eden yahut tayyareyi tasavvur eden bir Şarklının yaratıcı kafasından mahrum kalacaktır. Şark ve Garp, mütevasıl kaplardaki su gibi birbirlerinin eksik taraflarını tamamlamak suretiyle, hem bugünkü müthiş kültür buhranını halledecek, hem de yeni terkiplere doğru gideceklerdir.Şarkla Garbın mültekasında olan Türkiye, Garptan tesir almakta tereddüt etmemelidir."
Sayfa 117 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Kendimden nefret ediyorum. Oturduğum mahalle, oturduğum ev. konuştuğum adamlar çoğu sinirime dokunuyor."
Sayfa 27 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Macitle Neriman tanışınca Şinasi için güçlük bütün bütün arttı . Hele rakibinin vücudundan haberi olmadığı halde yalnız tesiriyle mücadele ediyordu. ; ve Macit karşı kefeye o kadar büyük bir ağırlık ilave ettiki muvazene tehlikeli bir surette bozuldu."
Sayfa 58 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Nerimanda herkesin dikkat ettiği bu yenileşme altı ay evvel başlamıştı : Macitle tanıştığı zaman."
Sayfa 57 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Neriman düşündü ve bir ânda şarklıların kedileri ve garplıların köpekleri niçin bu kadar sevdiğini anladı. Şarklılar kediye, garplılar köpeğe benziyorlar! Kedi yer, içer, yatar, uyur, doğurur; hayatı hep minder üstünde ve rüya içinde geçer; gözleri bazı uyanıkken bile rüya görüyormuş gibidir; lapacı, tembel ve hayalperest mahluk, çalışmayı hiç sevmez. Köpek diri, çevik, atılgandır. İşe yarar; birçok işlere yarar. Uyurken bile uyanıktır. En küçük sesleri bile duyar, sıçrar, bağırır."
Sayfa 46 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Onunla konuşulamayacak günler olduğunu annesi de, kızkardeşi de bilirdi: Fena geçmiş günler. Şinasi o vakit yorgun, bitik bir halde eve girer, kaçar gibi hızlı yürür, derin ve çok mahrem kederini gizlemek için kimsenin yüzüne bakmaz, halbuki zaafını bu haliyle daha çok ifşa eder, belki bunu bilmez, belki de çok iyi bildiği için büsbütün kederlenir, hızla merdivenleri çıkar ve odasına çekilir, o akşam yemek yemezdi."
Sayfa 40 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Ve insanların yanında ise,kalabalıkta ise,gözyaşlarını kendi içine akıtarak ağlıyordu."
Sayfa 92 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Niçin,biz bugün ikimiz de kıymetli bir şey kaybetmiş gibiyiz?"
Sayfa 69 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"Sen öylesin zaten! Çok konuşmazsın, kendi kendine kurarsın, anlatmazsın, anlatılırsa dinlemezsin, kendinden başkalarına güç inanırsın. İnat!"
Sayfa 67 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
@alintiarsivi · 04.09.2026
"En büyük sui tefehhümlerin (yanlış anlama) bir kere açık konuşmakla izale edilmesi mümkündür."
Sayfa 98 · Ötüken Neşriyat
Fatih Harbiye
Peyami Safa
Kaydolarak kitap önerilerini kaydedebilir, alıntıları beğenebilir ve topluluğumuzla etkileşime geçebilirsiniz.
Yükleniyor...