@alintiarsivi · 1 sa önce
"evet, dedi, layık olan mesut olur; yahut goethe'nin dediği gibi, layık olan kazanır ve kazanamayan layık değildir."
Sayfa 43 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
⭐ —
0 değerlendirme
🏆 0
kişi okudu
🕐 18
ort. okuma günü
👁 2
gösterim
Mehmet Rauf’un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül’dür. Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman, edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir. Romanda “yasak aşk” teması, cinselliğe dönüşmeden, “eylül” ayının hüzünlü atmosfe…
Mehmet Rauf’un bütün eserleri içinde şöhretini borçlu olduğu esas eseri Eylül’dür. Şiir ve musiki dolu bir aşkın ele alındığı roman, edebiyat tarihimizin ilk başarılı psikolojik romanı kabul edilir. Romanda “yasak aşk” teması, cinselliğe dönüşmeden, “eylül” ayının hüzünlü atmosferinde çarpıcı bir şekilde işlenir. 1899-1900 yıllarında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edildikten bir yıl sonra kitap halinde basılan Eylül, girift ruh tahlilleri ve çarpıcı tabiat tasvirleri ile ele aldığı konuyu başarıyla işleyen, edebiyatımızın klasiklerinden biridir. “Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak ‘Evet, her şey çürüyor; demek biz de çürüyeceğiz!’ diye düşündü. Demek ki çürüyecekti, o da çürüyecekti! Böyle, hiçbir saadet gelmeden, daha henüz beklerken, bahusus hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra, artık bir şey de yapmak kabil olmadığını görerek, böyle çürümek, bitmek ona pek insafsızca, pek acı geliyordu.”
@alintiarsivi · 1 sa önce
"evet, dedi, layık olan mesut olur; yahut goethe'nin dediği gibi, layık olan kazanır ve kazanamayan layık değildir."
Sayfa 43 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Hayatının şu devresi kendi ömrünün, kendi kadınlık hayatının eylülü gibi geldi..."
Sayfa 227 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Mümkün olmayan şeyi istemek bile bile geri çevrilmektir."
Sayfa 169 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Herkes samimiyetini bir başka zamana saklıyormuş gibi..."
Sayfa 120 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Ah niçin ona yetmiyordu? Niçin ona her şeyi unutturamıyordu?"
Sayfa 115 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Birazcık fedakârlığı göze almadıkça hiçbir şey yapmak mümkün değildir."
Sayfa 83 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
“Ah insanlar! Şu insan kalbi!.. Yüz bin manalı bir düğüm... İçinden çıkmak mümkün değil...”
Sayfa 44 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"İşte böyle," diyordu. "Kararsız, arzusuz, boş..."
Sayfa 88 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Kısacası her zaman... İnsan boğuluyor, herkes böyle birer köşede eziliyor. Kendimi bostan kuyusunda zannediyorum."
Sayfa 30 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Ah, bu dünyada herkes kendini, sadece kendini, hatta başkalarının zararına olarak kendini mi düşünürdü?"
Sayfa 112 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Eylül malûm a!! Hüzün ve yağmur ayıdır."
Sayfa 161 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"… onlar birbirinden ayrı bulunmakla ayrılmış olmuyorlardı. Yokluğun bir hüzün damlası ve hasretle mest ettiği ateşli bir bağla daha bağlanıyorlar…"
Sayfa 179 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Necib için ömrünün en tatlı zamanları yalnız çok mutlu olduğu anlar değil, müzikle sarhoş olduğu zamanlar idi. Yani o kadar şiddetle duygulanıyordu ki diğer her şey ardında kalıyordu."
Sayfa 56 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Suat işte oradaydı; onu beklemiş, sonsuz beklemiş, o yanında yokken ölmekten korkarak beklemişti. Son defa bir daha görüp, “Ah güzelsin, yücesin, bana hayatı sevdirdin, meleksin” deyip ölmek için ne kadar istemişti."
Sayfa 121 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
“İnsan eminim zannettiği şeylerde o kadar çok yanılır ki!”
Sayfa 267 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
“İnsanlar hakkındaki tecrübelerden sonra insanlardan kaçar olmasını arttırarak vardığı sonuçlar ona şimdi pek zalimce, pek kesin görünüyordu; böyle şeyler hakkında kesin yargılar vermek kadar budalalık olmadığını kabul ederek o halini haksızlık sayıyor, bütün Suad gibi yüce kadınlardan kalben af diliyordu.”
Sayfa 101 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Demek, herkesin başkasında şikayet ettiği şey kendinde bulunabiliyor ve bunu fark etmeyerek başkalarında itham ettiği şeyi kendinde mazur görüyordu."
Sayfa 186 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Bilhassa ben buranın asıl sabahını severim. Şehrin harıltısı içinde yaşadıkça insana biraz sessizlik, biraz kır, bir iki kuş sesi pek hoş geliyor..."
Sayfa 14 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Evet, kim bilir sizden neler vardır?Uyuyan yahut gizlenmiş neler vardır?"
Sayfa 57 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
@alintiarsivi · 1 sa önce
"Nedir bu insanlardaki, varlığımızın derinliklerinde kokuşmuşluk, bu çamur, bu fırtına... Pisliğin tekrar kalkmamak üzere temizliği yaralaması niçin?"
Sayfa 151 · İnkılap Kitabevi
Eylül
Mehmet Rauf
Kaydolarak kitap önerilerini kaydedebilir, alıntıları beğenebilir ve topluluğumuzla etkileşime geçebilirsiniz.
Yükleniyor...