"Durdu, bana döndü. "Burası hiç de korunaklı değil. Yiyecek yok, giysi yok, içecek su yok. Buradaki en bol şey, çocukluğunu yitirmiş çocuklar. İşin en acıklı yanı da, bunlar şanslı olanlar. Kapasitemizi kat kat aştık; her gün bir sürü anneyi geri çevirmek zorunda kalıyorum." Bana doğru bir adım attı. "Sohrab için umut var demiştin, değil mi? Yalan söylemediğinden eminim, Ağa. Ancak... çok geç kalmış olabilirsin.""
Sayfa 259
★
★
★
★
★
2