@alintiarsivi · 3 hf önce
"Doludizgin yaşarken, ölüm nedense öyle kolay kolay aklına gelmiyor insanın."
Sayfa 25 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
⭐ —
0 değerlendirme
🏆 0
kişi okudu
🕐 21
ort. okuma günü
👁 5
gösterim
Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlu'nda büyümüş, Beyoğlu'nda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkl…
Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlu'nda büyümüş, Beyoğlu'nda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkli, çokdilli, çokkültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi... İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekân... Soluk soluğa bir gerilim, benzersiz bir final...Çok kollu, çok dallı büyük bir ırmağa benzeyen bu muhteşem cadde, papazı, fahişesi, cami hocası, pezevengi, hahamı, Alevi dedesi, bankacısı, işportacısı, öğrencisi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, dekoratörü, evsizi, midye satıcısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, Anadolu kaçağı, Avrupa kaçağı, Amerika kaçağı, Afrika kaçağı, yani yaşam kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı yani insan görünümünde olan kim varsa, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklamıştı.Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi."
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Doludizgin yaşarken, ölüm nedense öyle kolay kolay aklına gelmiyor insanın."
Sayfa 25 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Sağlıklı bir ihtiyarlık, iyi yaşanmış bir ömrün kanıtıdır."
Sayfa 57 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Mutluluk, yetinmeyi bilmektir."
Sayfa 32 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Ama kahretsin düşünüyordum işte. Hem de en ince ayrıntısına kadar..."
Sayfa 12 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Öldüğümde benden geriye sadece bir hiç kalacaktı. Evet, kocaman bir hiç."
Sayfa 39 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"İnancımız yoksa, düş kuramıyorsak, yaşam büyüsünü yitirmiş demektir."
Sayfa 97 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Şaşmaz kural: Gönül kaçanı kovalar."
Sayfa 12 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Yeryüzünde yalnız olduğumu bilirim, bu nedenle de öncelikle kendime güvenirim."
Sayfa 58 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Yeryüzündeki bu güzelliklerin tadını çıkarmak dururken, bu azgın koşturmacaya, bu kör mücadeleye ne gerek vardı?"
Sayfa 152 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Çünkü o, kendi yolunun doğru olduğuna inanıyor. İnanmak insanı mutlu eder."
Sayfa 333 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Şiir sevmeyen biri, evrimini tamamlamamış biridir benim için."
Sayfa 159 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Hayatta güçlü olacaksın, çünkü gerçek yasa güçtür. Adil olmanın, haklı olmanın, ahlaklı olmanın, merhametli olmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Kötüye kullanılsa bile, insanların önünde eğildiği tek değer güçtür."
Sayfa 406 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Fakat yaşamımı asla onlara dayanarak kurmam. Ne onlara ne Gülriz'e ne de başka birine. Yeryüzünde yalnız olduğumu bilirim, bu nedenle de öncelikle kendime güvenirim."
Sayfa 66 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Eğer uzaklık olmasaydı hiçbir nesneyi tam olarak anlayamazdık. Daha da kötüsü kendimizi öteki nesnelerden ayıramazdık."
Sayfa 14 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Hayat kudurmuşçasına akan bir ırmağa benzer, insanoğlu ise bu ırmağın azgın sularında yolculuk yapan bir dal parçasına. Bu yolculukta değişmeyen iki olgu vardır; ilki yalnız olduğun, ikincisi ise ne kadar uzun sürse de yolculuğunun ölümle sınırlı olması..."
Sayfa 56 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Hayat kudurmuşçasına akan bir ırmağa benzer, insanoğlu ise bu ırmağın azgın sularında yolculuk yapan bir dal parçasına."
Sayfa 57 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Babamın sözünü anımsadım. "Önemli karar vereceğin zaman mutlaka onun üzerine düşün. En az bir gece geçtikten sonra kararını ver" derdi."
Sayfa 173 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"İnsan bir kez gerçeğin peşine düşünce, yalanla yetinmek zor geliyor."
Sayfa 364 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"İnsan bedeni bir enstrümandır."
Sayfa 133 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
@alintiarsivi · 3 hf önce
"Ragıp dünyanın en tatlı adamıydı ancak bir kötü huyu vardı; fazla iyimserdi. Olayları hep iyi tarafından ele alırdı. Herkese umut aşılardı. Oysa yaşamda bu kadar çok umut yoktu. İnsanları yanlış beklentilere soktuğu için de onları zayıflatır, hiç istemediği halde çok daha mutsuz olmalarına neden olurdu."
Sayfa 96 · 2016 baskısı
Beyoğlu Rapsodisi
Ahmet Ümit
Kaydolarak kitap önerilerini kaydedebilir, alıntıları beğenebilir ve topluluğumuzla etkileşime geçebilirsiniz.
Yükleniyor...