"Aile üyeleri hoşa gidecek bir şey olduğu zaman ananın da hoşuna gidiyor mu diye yüzüne bakarlardı. Ana eksik malzemeyle neşe yaratmayı çok iyi bilirdi. Ama neşeden de iyi olan şey soğukkanlılıktı. İnsan her zaman ihtiyatlı olmalıydı. Ananın ailedeki bu büyük ve alçakgönüllü yeri ona bir soyluluk, temiz ve duru bir güzellik vermişti. Ailede her derde çare bulması, herkesin yarasına merhem olması onun ellerini kendinden emin, sakin ve soğukkanlı yapmıştı. Her tartışmada hakem olduğu için yargılarında da bir tanrıça kadar duygulardan uzak ve yanlışsız olmayı öğrenmişti. Sanki kendisi bocaladığı zaman ailenin de sarsılacağını, ayağı gerçekten sürçtüğü ya da mutsuzluğa uğradığı zaman ailenin de yıkılacağını, ailenin de yaşama ve çalışma isteminin kaybolacağını biliyordu."
Sayfa 92