Sun Tzu’nun yüzyıllar aşan bilge sesinde; sadece savaş meydanlarındaki askerler için değil, bugunkü hayatın karmaşık labirentlerindeki modern insan için bile ufuk açıcı öğütler bulunuyor. Savaş Sanatı, yerinde, zamanında, kıvamında ve yetkinlikle karar verilen adımların hayatımız…
Sun Tzu’nun yüzyıllar aşan bilge sesinde; sadece savaş meydanlarındaki askerler için değil, bugunkü hayatın karmaşık labirentlerindeki modern insan için bile ufuk açıcı öğütler bulunuyor. Savaş Sanatı, yerinde, zamanında, kıvamında ve yetkinlikle karar verilen adımların hayatımızın her anını nasıl şekillendireceğini açıkça gösteriyor. Savaş Sanatı, yalnızca bir strateji klasiği olmanın çok ötesinde hayatı en doğru şekilde yaşamak ve sağlıklı kararlar almak isteyen herkese hayat derinliği ve tecrübesi oranında bilgece yol gösteriyor.
"Karşısındakini ve kendini bilen hiçbir savaşta tehlikeye düşmez, karşısındakini bilmeyip sadece kendini bilen bir kazanır bir kaybeder. Karşısındakini de kendini de bilmeyen ise her savaşta mutlaka tehlikeye düşer."
"... savaşmadan baş eğdirmektir.
Bu nedenle en iyi askeri starateji taktik saldırıdır, ikincisi bağlantılara saldırıdır, bir sonraki askeri güce saldırıdır, en sonuncusu kentlere saldırıdır."
"Yemle ve kandır, kargaşa çıkart ve ele geçir, dirençliyse ona göre hazırlan, güçlüyse ondan sakın, sinirliyse onu kızdır, tevazu göster ki gerçek sanıp mağrurlaşsın, dinleniyorsa rahatsız et, aralarında birlik varsa ayır, ona hazırlanma fırsatı vermeden saldır, beklemediği anda ortaya çık. Bunlar savaş erbabının başarı sırlarıdır, önceden kestirilemez."
"Sun Zi der ki:Savaş bir ülkenin baş sorunu, ölüm kalım yeri, var olma ya da yok olma yoludur; muhasebesiz olmaz.
Bu nedenle beş noktayı hesaba katıp, ona göre durum değerlendirmesi yapmak gerekir: Bir "Yol", iki "Gök", üç "Yer", dört "Komutan", beş "Kural".
"Yol" denen şey, halkı yöneticisi ile aynı düşünceyi paylaştırır. Ancak bu takdirde birlikte ölebilirler, birlikte yaşayabilirler ve halk kendini feda etmekten korkmaz.
"Gök" denen şey, karanlık-aydınlık, soğuk-sıcak, zaman-mevsimdir."
“Yer" denen şey, uzaklık-yakınlık, tehlikelilik-güvenlilik, genişlik-darlık, kurtuluşsuzluk-kurtuluşluluktur.
"Komutan" denen şey, erdemlilik, güvenilirlik, insancıllık, cesaret, ciddiyettir
."Kural" denen şey, askerî birliklerin örgütlenme biçimi, subayların rütbelendirilmesi, ikmal yolları ve askerî harcamalardır."
"… savaşta zafer kazanmanın yolu, hükümdar savaşmama emri verse de [arkasından] zafer gelecekse savaşmak; savaş yolu zafer getirmeyecekse hükümdar savaş emri verse bile savaşmamaktır. Bu nedenle [komutan] şan ve şerefi düşünmemeli, geri çekilmekten adını lekeleyecek diye çekinmemeli, sadece ordusunu korumayı ve hükümdarının faydasını düşünmelidir, [işte öyle] komutanlar ülkenin hazinesidir."
"Muzaffer olacak ordu; önce zafer kazanacağı ortamı yaratır, sonra savaşa girişir.
Yenilecek ordu ise; önce düşmana savaş açar, sonra savaş sırasında gelip gelecek bir şans doğmasını bekler."
"Sıradan insanların gördüğü bir zaferi görmek iyinin iyisi değildir.
Yani; sonbahar tüyünü koparmak için fazla güce gerek yoktur.
Ayı ve güneşi görenin gözü keskin demek değildir, gök gürültüsünü duyanın kulağı iyi duyuyor demek değildir."
"Bir anlık öfke zamanla yerini mutluluğa bırakır, öfkenin sıcaklığı ise zamanla geçer; ancak bir ülke yok olursa geri dönüşü yoktur ve savaşta ölenleri de kimse geri getiremez."
Yükleniyor...