Dün hayalim olan Matematik bölümüne başladım fakat iyi bir başlangıç yapmadım. Daha ilk günden hocadan uyarı aldım. Daha önceden 7 yıllık üniversite hayatım oldu ve hocalardan tek uyarı almış değilim. Oysaki fazlaca önyargılı ve kırıcı bir davranıştı hocanın yaptığı. Sanırım profesör olunca ego biraz tavan oluyor. Ben ne dersem sineye çekmek zorundalar gibi bir anlayış var. Ama öyle değil işte biraz tevazu sahibi olmak lazım. Bunun dışında anlayış da çok önemli.
Yapım gereği biraz kaygılı biriyim ve üniversitenin halledemediği ders onayını telefon üzerinden kontrol ediyordum. Halledildiyse içim rahatlayacaktı ki o an hoca telefonla uğraştığımı gördü. Hiç ilk gün diye düşünmeden yapıştırdı lafları. Sen ikisini bir arada yapamazsın. Yapabilsen zaten burada olmazdın dedi. İkisini bir arada yapmaktan kastı da hem dersi dinleyip hem telefonla oynama olayıydı sanırım ben öyle anladım. İyi de benim ne iş yaptığımı bilmiyorsun ki. Mesleğimi bilmiyorsun. Geçmiş hayatımı bilmiyorsun. Kısaca beni tanımıyorsun.
Çok şükür işim gücüm var ama hayallerim vardı onları gerçekleştirmem lazımdı ve o yüzden o sıralara oturdum bu yaşta. Ve şu an bu yazıyı yazıyorsam zaten işimi çok şükür yapabiliyorum demektir. Siz siz olun profesörde olsanız ordinaryüs de olsanız kibirli olmayın. Hiç hoş değil. Profesör olmak sanıldığı kadar zor değil. Ama insan olmak maalesef çok zormuş onu anladım.