"Ayrıca şöhreti kötü avukatlardan başka küçük ve büyük avukatlar da vardır. Bizim avukatımız ve arkadaşlar sadece küçük avukatlardır, benim duyduğum ancak hiç görmediğim büyük avukatların mevki bakımından küçük avukatlardan üstünlüğü ise küçük avukatların aşağıladıkları kötü şöhretli avukatlara olan üstünlüğünden çok daha büyüktür." "Büyük avukatlar mı?" diye sordu K. . "Onlar da kim? Onlara nasıl ulaşılabilir?" “Şimdiye kadar onlarla ilgili ya da onlar hakkında bir şey duymadınız, öyle mi?" dedi tüccar. “Onların varlığından haberdar olup da onların müvekkili olmayı düşlemeyen tek bir sanık yoktur İyisi mi siz kendinizi öyle kaptırmayın. Büyük avukatlar kimlerdir, bilmiyorum ve onlara ulaşmak herhalde mümkün değil. Büyük avukatların kesinlikle el attığını söyleyebileceğim tek bir dava yok. Bazı insanların savunmalarını üstleniyorlar, fakat bu,kişinin istemesiyle elde edebileceği bir şey degil,onlar sadece kendi istedikleri kişinin avukatlığını yaparlar. Fakat üstlenecekleri dava alt kademedeki mahkemeden çıkmış olmalıdır. Ayrıca onları düşünmemek daha iyidir, aksi halde diğer avukatlarla yapılan görüşmeler, onların önerileri ve yardımları insana iğrenç gelir; ben bizzat kendim yaşadım; her şeyi fırlatıp atmak, evde yatağa girip hiçbir şeyi duymamak istedim. Fakat tabii ki bu yapılabilecek en aptalca şey olur ve insan o zaman yatağında bile rahat edemez." “Yani siz o vakitler büyük avukatları düşünmediniz, öyle mi?" diye sordu K. “Çok uzun süre düşünmedim," dedi tüccar ve gülümsedi yine, "onları tamamen unutmak ne yazık ki imkânsız,özellikle geceleri böyle düşünceler için pek uygun…"
Sayfa 169